A Bronx Tale / Günaha Davet

| Salı, Şubat 05, 2008



"Hayattaki en acı şey, harcanmış yetenektir. Yaptığınız seçimler, hayatınızı sonsuza kadar şekillendirir."

Robert De Niro'nun ilk yönetmenlik denemesi, Chazz Palminteri'nin kendi özyaşamından alıntılarla kaleme döktüğü senaryoyla ve -müziğinden mekanlarına- 60'larin atmosferiyle birleşince, tadından yenmez bir film çıkmış ortaya. Bir çocuğun gözünden, kendi babası ve dış dünyada kabulgören Sonny arasındaki gel-gitlerle bezenmiş; varoş bir mahallede (ki burası zenci mahallesine komşu, küçük İtalya'dır) katı kurallarla büyümenin sancısının, yanlış arkadaşlıklar, yanlış seçimler,güven, sevgi ve korku üzerinden sade bir dille ve akıcı bir üslupla anlatımıdır, Bir Bronx Hikayesi.

1993 yılında çekilmesine rağmen doo-wop müziğinin ortalığı kasıp kavurduğu 50'lerde geçiyormuş hissi veren (henüz başlarında I Wonder Why ile sizi coşturur, De Niro otobüste sürekli caz dinler, arada Come Together ve Nights in White Satin duyarız), sokak mafyasını, izlediğimiz onca suç filminden sonra, hâlâ özgün bir şekilde, farklı yönleriyle yansıtabilen; vermek istediği mesajı ağdalamadan, öykünün lezzetini de bozmadan veren; yer yer güldüren, yer yer duygulandıran ve düşündüren, tüm bunları yaparken araya hayata dair öğretiler de sıkıştıran, izlenmesi ve -özellikle çocuklara- izletilmesi gereken bir yapım Günaha Davet (ülkemizdeki adıyla) ve sadece sonda geçen "Robert De Niro 'nun babasına adanmıştır" sözüyle (ve Joe Pesci'nin kısa ama etkili cameo'suyla) bile saygımızı hak ediyor.


C: Bir kızla tanıştım.
Sonny: Ee, yani?
C: Ondan hoşlanıyorum, ama beyaz değil, Webster Caddesi'nde yaşıyor.
Sonny: Yani zenci mi?
C: Evet.
Sonny: Ondan hoşlanıyor musun?
C: Hoşlanıyorum, ama çocukların söyleyeceklerini duymak istemiyorum.
Sonny:Canları cehenneme, nasıl olsa yarısından çoğu ölecek ya da hapsedüşecek. Kimsenin umrunda değil. Önemli olan senin için neyin iyiolduğu. Ve birbiriniz için hissettikleriniz. Şimdi beni iyi dinle:Geceyarısı, yatağınızda yalnızsınız, çarşafın altında ikiniz varsınız.Önemli olan budur. Kalbinin söylediği şeyi yap.
Bunu sana şimdi söylüyorum: Hayatın boyunca üç büyük kadının olur. Büyük boksörler gibi 10 yılda bir karşına çıkarlar. RockyMarciano, Sugar Ray Robertson ve Joe Louis. Bazen hepsi aynı andaçıkar. Mesela ben: Üçü de 16 yaşımdayken geldi, oluyor işte! Hayatınkuralı bu, inan bana. Şimdi bu kız, belki de seni uslandıracak olankızdır. Belki ilk büyük kadınındır.
C: Teşekkür ederim Sonny, sanırım bunu yapacağım.
Sonny: Kız iyi biri mi ?
C: Bilmiyorum, onunla dün tanıştım. Umarım öyledir.
Sonny: İşte yapacağın şey: Yarın arabamı ödünç al.
C: Sen arabanı kimseye vermezsin.
Sonny: Önemli değil, ben sana vereceğim, iyi bir izlenim bırakmanı istiyorum. Arabamı al, ona testi uygula.
C: Ne, Mario testi mi?
Sonny: Mario psikopatın teki, o çocuğu neden dinliyorsun ki? Benim testimden geçireceksin, kapı sınavından.
C: Kapı sınavı ne?
Sonny:Tamam beni dinle. Kızın olduğu yere gideceksin, tamam mı? Arabadaninmeden önce iki kapıyı da kilitle. Arabadan ineceksin, ona doğrugideceksin, arabaya kadar getireceksin, anahtarı çıkaracaksın, kilidesokacaksın, onun için kapıyı açacaksın. O bindikten sonra arkasındankapıyı kapatacaksın. Arabanın arkasından dolaşıp arka camdan içeribakacaksın. İçerden senin kapına uzanıp girebilmen için o düğmeyikaldırmıyorsa, bırak gitsin.
C: Hepsi bu mu?
Sonny: Beni dinleçocuk: Senin de girebilmen için uzanmaz ve senin için düğmeyikaldırmazsa, bu, bencil bir kız olduğunu gösterir. Bu, buzdağınıngörünen yüzüdür. Terk edeceksin, hem de hemen!
C: Evet ama,söylediğin tüm o güzel şeyler, kalbimin söylediğini yapmam, önemliolanın bu olması, beni uslandıracak bir kadın... Yani bu, büyüklerdenbiri olabilir, öyle değil mi?
Sonny: Saçmalık çocuk, kapı testi, önemli olan bu. Terk edeceksin, hem de hemen.
C: Terk mi edeceğim?
Sonny: Evet.
(Sonny arabadan iner)



(Calogero, tanıklık etmemenin ikilemiyle kiliseye günah çıkarmaya gider)
Peder: Şimdi bana ne olduğunu söylemeni istiyorum.
Calogero: Hayır peder. Hiç kimseye birşey anlatmıyorum.
Peder: Korkmana gerek yok çocuğum. Him kimse tanrıdan güçlü değildir.
Calogero: Bundan pek emin değilim. Senin adamın yukarıda daha büyük olabilir. Ama aşağıda benim adamım daha büyük!
Peder:
(Başını sallar) Bu konuda haklısın, beş yüce babamız, beş kutsal meryem duası oku.
Calogero: Cinayet yalanı için mi, hiç fena değil!
Peder: Ne dedin sen?
Calogero: Hoşçakal peder!
Katolik olup günah çıkarmaya gitmek harikaydı. Her hafta yeniden başlayabiliyordunuz.
(Sevinçle koşarak kiliseden çıkar)


Sonny: Yoksa Yankee hayranı mısın?
Calogero: Evet
Sonny: Yankee’lerin kaybetmesine üzülmüş olmalısın değil mi?
Calogero: Evet. Gazetelerde Mickey Mantle’ın ağladığı yazıyordu.
Sonny: Mickey Mantle, seni üzen şey bu mu? Mickey Mantle yılda 100 bin dolar kazanıyor, senin baban ne kadar kazanır?
Calogero: Bilmiyorum.
Sonny:
(gülerek)Bilmiyorsun. Babanın kirayı ödeyemediğini düşün, Mickey Mantle’daniste, bakalım ne diyecek. Sen Mickey Mantle’ın umrunda bile değilsin, oneden senin umrunda olsun ki?

C’nin babası bile zenci bir kızla çıkmasına (dolaylı olarak sorduğu soruya cevaben) ılımlı yanaşmaz, iş evlenmeye geldiğinde İtalyan birinibulması tercihidir. İsmini de büyük babasının adı olduğu için Calogero koymuştur. Robert de Niro gibi, Sicilya asıllı bir diğer aktör Chazz Palminteri’nin de (Olağan Şüpheliler'deki sorgucu polis rolünden hatırlayın) kütükteki adı Calogero Lorenzo Palminteri'dir ve kendisi Bronx'ta doğmuştur. Filme çekilmeden once tek kişilik aynıadlı oyunuyla Los Angeles ve Broadway dışında başarı kazanmış,özyaşamından kesitlerle renklendirdiği senaryoyla biz sinemaseverlere gerçek bir şölen yaşatmıştır.


Palminteri’nin arkaya taranmış saçlarıyla tam bir mafya babası parodisi çizdiği ve bu alaycı yorumla Vito Corleone kılıfından çok Tony Montana ekolüne ("ben kimseye güvenmem") yakın durduğu, Joe Pesci'nin (sağdaki resim) filmin sonlarına doğru -Goodfellas'tançıkmışçasına- boy gösterip "bakın mafya öyle olmaz böyle olur, tekbakışımla adamı eritirim" demeye soyunduğu, birbirinden renklikarakterler (bir Lapa vardır ki bulunduğu yerde şans tutmaz, birsekansta at yarışı izleyen Sonny ve ekibi, yarışı önde götürmelerinerağmen, bağırarak arkadan gelen Lapa'nın da aynı ata oynadığınıöğrenmeleriyle, hipodromu terkederler) ve veciz sözler barındıran,İtalyanlar ve zenciler arasındaki yaklaşımla ırkçılığa karşıt, sevgiyeve güvene kucak açan bir söylemde duran A Bronx Tale, selefi The Sopranos'u (kio da Goodfellas'tan esinlenmiştir) anımsatsa da, onun kadarbilinmemenin ve saygı görmemenin acısını, öncül olmanın ve TV içindeğil, beyaz perde için kotarılmanın avantajıyla, zaman içindeçıkaracak gibi görünüyor. Angels With Dirty Faces'i deanımsatan ruhuyla türün saygın eserleri arasında gördüğüm (Lorenzo'nundeyişiyle: büyükbaşların da küçükbaşlardan öğreneceği çok şey var!) buyapımı her sinemasevere öneriyor ve sizleri "Günaha Davet" ediyorum.

Buradan Alıntıdır.Ayrıca aynı linkten filmin videolarını izleyebilir, müziklerini dinleyebilirsiniz.



0 Yorum: